- Su esitlik naralarini bir de hesap odeme esnasinda gorebilsek keske.
- Ya ne alakasi var? Param yok, biliyorsun.
- Paran var. Sadece yaninda yok.
- Evet ne olacak?
- Ne zaman yaninda oldu ikili bulusmalarimizda? Bir sayalim bakalim.
- Ya uzatma. Para be.
- Olay para degil. Olay kullanilmak ve buna bagli ikiyuzluluk.
- Oha, bundan mi cikardin butun bunlari?
- Ne zaman arkadaslarinla bulussak hesap geldiginde kaplan kesilirsin. Ne zaman beraber bulussak hesap odeme esnasinda tek yaptigin kicini sallaya sallaya uzaklasmak.
- Ayip oluyor ama.
- Uslubumun sert olmasi dediklerimi yanlis yapmaz, biliyorsun.
- Yapmaz ama seni hakliyken haksiz duruma dusurebilir.
- Su an bunun gozumde bir onemi yok.
- Hmmmm. Bu tartisma yeni bir boyut kazaniyor.
- Hele is arkadaslarinin yanindayken o takindigin tavir bazen midemi bulandiriyor.
- Ne kadar icten pazarlikliymissin.
- Degilim. Sadece bu olanlarin rastlantisal olmaktan cikmasini bekledim ve olanlarin rastlantisal olamayacagini ileri surecek kadar uzun suredir beraberiz.
- Guzel arguman.
- Bu sefer mat oldugunu kabul eden olgun insan tavrinla kurtulamayacaksin maalesef. Sen sevgisi ve ilgisi garanti olan insanlari kullanmaktan cekinmeyen bir insansin. Bu igrenc.
- Neden hala yanimdasin o zaman?
- Lafimi bitirmek icin ve bitti. Hosca kal.
- Gitme.
- Neden?
- Ozur dilerim.
- Son silahini kullaniyorsun. Masum kopek yavrusu bakisi. Zavallisin ya. Ben sustuysam bu seni tanimadigimdan ya da yaptiklarini gormedigimden degil. Beni aldattigini biliyorum. Hatta kiminle aldattigini dahi biliyorum. Sadece bekledim acaba adam olur musun diye? Karsindaki ses cikarmiyor diye onu .iker misin yoksa bu sevgiye layik olmaya mi calisirsin diye bekledim. Sen .ikmeyi sectin. Yanlis secim. Senden yaklasik 10 kat daha fazla kazandigim icin bana suluk gibi yapistin. Ben gene de seni sevdim ve adam olursun diye bekledim. Maalesef olamadin.
- Ozur dilemem kar etmeyecek sanirim. Ben gideyim.
- Evet git. Hatta .iktir git. Bunu da son sozum olarak hatirla.
Bakin guzel insan ne guzel demis.
"Evlenilecek kadin, hayat boyu eglenilecek kadindir."
Senin agzini yirim ben, yirim.
Yas 16-17 arasi. Zirzop zamanlar. Is yok, guc yok, sorumluluk yok, beyin de yok. Sadece hormonlar var. Takiliyoruz. O donem bir arkadasim vardi. Yedigimiz ictigimiz ayri gitmezdi. Hala arkadasimdir ama o eski muhabbet yok tabi ki. Onunla yasadigim bir olay vardir. Hala hatirlarim ve hatirladikca uzulurum. Beni sekillendiren olaylardan birisiydi heralde.
Bir gun benden borc istedi. Borc dedigim 3 bilemedin 5 lira. Cebimde olan tum parayi verdim. Aradan 3 veya 4 gun gecti. Dolasiyoruz gene. Benim cebimde hala para yok. Tumunu ona vermistim. O gunden sonra zugurt gezdim butun bu zaman araligi icinde. Olaylar gelisti:
- Abi bes kurus param yok. Su gecen aldigin borcu versen olur mu?
- Abi bende de yok.
- Tamam o zaman. Ikimiz de zugurtuz.
Bufede durulur ve arkadas kendine yiyecek bir seyler alir. Ben bakarim koyun gibi ve dayanamam sorarim.
- Abi param yok dedin ama nasil aldin bunlari?
- Ya yok dediysek cuzdan bos degil ama az var.
- Tamam abi.
O gun iyiligin de bencil bir aktivite oldugunu ogrendim. Iyiligi karsindakinden bir sey bekleyerek yapinca tek karsilasilan hayal kirikligi oluyor. Kendini korumaya alarak bencil bir sekilde beklentisiz yapilan iyilik sorunsuz bir sekilde mutlu ediyor. En iyisinin bu oldugunu gordum.
Cebimdeki son kurusumu verdigim arkadasim, az parasi varken borcunu odemiyordu tamamen parasiz oldugumu bilmesine ragmen. Odemez tabi. Neden odesin? Herkesten bunu beklemek yanlis olur. Ben o an kusursuz bir iyilik yaptim. Onun iyiligi icin kendimi zarara soktum. Iyi sartlar altinda herkes iyilik yapabilir, onemli olan zor sartlar altinda yapmaktir. Bence asil olan budur ve ben buna dayanarak bunu yaptim. Ne guzel yaptim ama karsilik bekledim. Hata ve hayal kiriligi bu noktada cikti ortaya. Uzuldum sebepsiz yere. Bencil olmadim ve uzuldum. Ne gerek? Bencil ol, karsilik bekleme.
Onumuzdeki Cumartesi gunu Turkiye’ye ayak basarak 5 Kasim 2007 tarihinda basladigim Amerika macerama son veriyorum. Bundan fazlasiile mutluyum. Benim yapimda, topragina bagli, biri icin gercekten zor bir donemdi. Ozellikle baska bir ulkede olmana ragmen baba parasina bagli kalmak cok yipratici. Baktim burada kendi ayaklarim uzerinde duramicam (gelecek icin de gecerli bu, akademisyenlik cok baba parasi gerektiriyor), durabilecegim bir yer bulmaya karar verdim.
Maalesef 18 yasimda sevdigim bolumu sectim sonrasini dusunmeden. Pisman degilim, molekuler biyolojiyi seviyorum fakat karnimi doyurdugu surece. “Ulkemiz sartlarinda bu mumkun degil” diyerek buralara geldim. Anladim ki burada da bu mumkun degil.
Akademim hayatin en guzel yanlarindan biri zaman sikintinizin olmamasi. Zamaninizi istedigini gibi degerlendirebiliyorsunuz. Bu Turkiye’de gorunen resim tabiki. Buraya geldiginiz goruyorsun ki ortamda rekabet cok yogun ve bu sebep ile bos zaman gibi bir sey soz konusu dahi degil. Yani uzun lafin kisasi it gibi calisip azicik para aliyorsunuz. Bu da insani tatmin etmiyor. Beyin gucunun bu kadar ucuza isletilmesi uzucu. Bu konuda buradan cin ve hindistan halkina tesekkurlerimi bildiririm. Daha ucuza calisan bir millet var mi bilemedim.
Uzun lafin kisasi donuyorum. Sanirim ilk hedefim askerlik olacak. Bundan sonra bir is arayacagim kendime. Biraz para kazanmak istiyorum. Kim bilir, belki ilac firmalarini ve o kosusturmayi severim. Insanlar surekli “sirketle cok calistiriyor amaaaaaaaa” diye sikayet eder. Siz gelin calismayi burada gorun. Size o cok geliyorsa Amerika’da akademisyen dahi olamazsiniz. Calismaktan bir korkum yok. Calisirim ve hatta meslegimi severim de bana karsiligini verdikleri surece. Cok sukur kafamiz yeterli derecede calisiyor.
Bunun disinda diyecegim bir sey yok sanirim. Cok mutluyum. Ben, yeni fotograf makinem ve webcamim mutlu yarinlara ilerleyecegiz. Su 3 haftada bile nasil ozledim sizlere anlatamam. Geliyorum geri ve gerekeni yapacagim. Oylarinizi bana verin. Mumkunse paralarinizi da... Iphone piyasasi altust olmus be kardesim. Ac gezicez.